Skip to content

ilhanturkoglu.com

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default (Site Rengi Bu Olsun) brick (Site Rengi Bu Olsun) green (Site Rengi Bu Olsun)
Sitenin Şu Bölümündesiniz:Anasayfa arrow Tüm Edebiyat Arşivimiz arrow Yazılar arrow Nedir Yaşamak !
Nedir Yaşamak ! PDF Yazdır E-posta
Yazar Resul davutoğlu   
Monday, 05 May 2008
yaşamak savrulmaktır. kendini rüzgara bırakmak.
mahzenlere, sırlara ve bir dünyaya sahip olmaktır...
Hasılı; yaşamak güzel bir yalan ve çetin bir imtihandır.
"Devamını Oku" yun...


Bu yazı 11 defa okundu.

yaşamak savrulmaktır. kendini rüzgara bırakmak. körlüktür. görmemek. unutmak.
mahzenlere, sırlara ve bir dünyaya sahip olmaktır.
yağında kavrulmaktır.
sürprizler yaşamaktır.
terkedilmektir. terketmektir.
önemsenmemek, önemsememektir.
mazlum ve zalim olmaktır.
hayal kırıklıkları yaşamaktır.
sahralarda kar görmektir.
gerçeklere toslamaktır.
zamansız anlamaktır. uzaktan görmektir. hınçtan işlemez kılıçları kuşanıp onlarla yaralanmaktır.
tek yoldan yürümektir. tek yolu çok yol görmektir.
aldanmaktır.
hatalara üzülmektir. zaferlerle hafiflemek.
vuslatsız büyük sevdalar yaşamaktır. neticesiz emellerin rüyalarını görmek ve boş işlerin hülyalarıyla heyecanlanmaktır.
yürümektir. iki kapılı bir hanı adımlamak. ince ve uzun zannedilen, hakikatte oldukça kısa bir yolu sarhoşane koşmaktır.
hançerler yemektir. kılıçlar.
savaştır; yenilmektir. nadiren zaferdir.
biteviye bir iştir. kazanamamaktır, yitirmektir.
sevmektir, bütün acılığına rağmen. vazgeçememektir; derya kadar cefaya rağmen. "yeter" diyememektir. özlemektir.
kupkuru çölleri vuslat tohumlarıyla yeşertmektir. her yeri vaha görmektir.
nedamettir.
azimdir. "varım, var olacağım, var olmalıyım" diyebilmektir.
umuttan ışıklar edinmektir. umuttan sesler duymaktır. umuttan dünyalar oluşturmak, gıdalar ve azıklar edinmek, onlarla yollar katetmek, bıkmadan, usanmadan yürümektir.
boş işleri elmaslarla satın almaktır.
varlığımızı pul pul yele vermektir.
sultan olabilecekken, boyna zincirler takmaktır.
hülyalarla hafif vuslatlar yaşamaktır. muhayyel cananlar edinmektir.
kendi kendine bir şeyler olmaktır.
"gel" sesini, "yürü ve gel" sesini hasretle beklemektir.
hasretler içmektir.
uykuyu hayallerle süslemektir.
itaplara hafif gülümsemektir.
sahte gökkuşağıları görmektir. sesleri kendileştirmektir.
öğrenmektir. kibirlenmektir. işe yaramaz tecrübeler edinmektir. aczini görmemektir.
yel değirmenlerine saldırmaktır, aşkla, şevkle ve heyecanla. hayali düşmanlara karşı soyut hazırlıklar yapmaktır.
uzun yolları görmemektir. gözlerin perdelenmesidir. hatalardan dersler çıkarmamaktır.
bir hazineyi tüketmektir. tahttan esarete düşmektir.
hayal denizinde sarhoşça yalpalamaktır.
seraplar görmektir; deryalar kadar seraplar görmektir.
ani açılan kapılardan yürümektir.
hayattan kaçmaktır. sudan kaçmaktır. taçtan ve tahttan uzaklaşmaktır.
tek şansı heder etmektir. oyunlara dalmaktır. hazineleri bir kenara bırakıp toz toprakla, taşlarla avunmaktır.
nedametler örmektir. nedametler göndermektir. kucak kucak, derya derya .
hakikati hiçe saymaktır. istikbale sinemizi hedefleyen hançerler iletmektir.
gönül kanlarından deryalar oluşturmaktır. gönüllerin celladı olmaktır. dilimizden, gözümüzden, elimizden gönül kanları damlatmaktır.
yalancı bir rüzgara kapılmaktır. bir yaprakken kendini bir sultan sanmaktır.
aslı unutmaktır. çok gülüp hiç ağlamamaktır.
damlayken kendini derya sanmaktır.
kibirlenmektir.
bozkırlaşmaktır. çölleşmek.
gözlerin gerçek renklerini görmemektir.
sözlere aldanmaktır. perdelerin ardını görmemektir.
sevginin gerçek sebebini anlamamaktır. gerçeği dönüşsüz menzilde farketmektir.
kendine hançerler vurmaktır.
zirvelere tırmanmaktır. zirvelerin zirvesizliğini görmek ama yine de onlardan vazgeçememektir.
aşk mağduru olmaktır.
gönlün saltanatıyla viranlaşmaktır.
yoğrulmaktır. sürekli, bazen şedid, bazen naif ama sürekli yoğrulmaktır.
menzilsiz yolları aşkla yürümektir. aşkla kör olmaktır. aşkla kaybetmek.
avuntulu bir yokoluşa düşmektir.
sükundur. bütün keşmekeşliğe rağmen sükundur. kainattan ödünç alınan veya kainatın kattığı sükundur.
özlemdir. bitmek bilmez, kesif, yoğun, tatlı, hırpalayıcı bir özlemdir. özlemden deryaları gönülde taşımaktır. ondan sürekli yağmurla ıslanmaktır. ona boyanmaktır.
hafif akan bir acı akıntısına sahip olmaktır. saflığa hasrettir. olmadığını bilmeye rağmen asıl vatandan gelen bir hisle sürekli saflığa ve mutlağa hasret duymaktır.
neşelenmektir. kahkahalar atmaktır.
sevdiklerinden süruru tatmaktır.
bir cümleyle bahara kavuşmaktır. ve hazana. ve kışa. ve zemherire.
kendi dünyana sığınmaktır. kapısı sadece senin bildiğin melcelere iltica etmektir.
küçük zaferlerle küçük kibirler yaşamaktır. ve küçük mağlubiyetlerden kuru sahralara düşmektir.
arayıştır.
aslı arayıştır. bitmez, sürekli ve kesif bir arayış. zaferler için arayış. melceler için arayış. sevdalar için, cananlar için, ruh için, dünya için, öbür dünya için, daimi bir arayıştır.
kararlar almadır. mağlubiyetlerden kurtulmak veya bir daha onlara uğramamak; veya zaferlere nailiyet için iç alemde kılıçları çekmektir.
bir acuzeye tutulmaktır. bir makyajlıya, aldatana aşık olmaktır.
hüznü hayatın baş köşesine bir bilgenin sakinliğiyle misafir ve katığımıza tuz etmektir.
sürüklenmektir.
önlem almamaktır. sesleri duymamaktır. heder ederek heder olmaktır.
aşktan mahrumiyete üzülmektir.
kaybı bilmemize ve kazancın yolu aşikar olmasına rağmen kaybetmeye devam etmektir. derya kadar hazineden bir altıncığa razı olma gafletini göstermektir. tacın yolunu yürümemektir.
oyuna dalmaktır. oynamaktır. lehv ile kendimizi öldürmektir. Billuri sesleri duymamaktır. elmasları boncuklara vermektir.
tutulmayan kararlar almaktır. gitmeyeceğimiz savaşlar ilan etmek ve kavuşmayacağımızı bile bile sevmektir.
tek canan görmektir. tek canan bilmek, ona yanmak ve ona ağlamak, onun için var olmaktır.
intikam hislerini kuvvetsiz anımızda kuşanmaktır. intikam kılıçlarıyla kendimizi vurmaktır.
boşta var olmaya çalışmaktır.
sese dönmemektir.
alemlerde gezmektir. labirentleri sevmek.
ağudan tat almaktır. kanımızı akıtmaktan ve yaralarımızın sızılarından ince bir zevk almaktır.
firaklar yaşamaktır. sebepli ve sebepsiz ayrılık zehrini yudumlamaktır. cananlardan elimizin tuttuğu hançerler yemektir.
bahardır, bahçedir, yeşilliklerdir, lale devridir. sesle mestane sarhoş olmaktır.
bir bardaktan deryaları tatmaktır. bir bardakta deryaları görmektir.
sadabad eğlenceleridir. bedenin saltanatıyla ruhu zincirlemektir.
yalan bir saltanata hakiki tahtı vermektir.
icniler saçmaktır. bitmez bir hazineden mücevherler dağıtmaktır.
beklemektir. sabrı kovarak, onunla boğuşarak yalan gerçekleri büyük hakikatlermişçesine beklemektir.
sevgiliyi, ondan bir şeyleri, sesleri, kelimeleri ve mektupları beklemektir.
şafakları, doğumları intizar etmektir.
gitmektir. öfkeyle, umutla, aşkla, korkuyla, utançla, tutkuyla gitmektir. mücadele için gitmektir. kaçmak için, güç için, hazırlık için, tekrar gelmek için gitmektir. zafer için gitmektir.
gülmektir. bir dost ortamda kendini kaptırarak, yanakların ağrıyıncaya dek, katıla katıla, gözlerinden yaş gelinceye dek gülmektir.
ağlamaktır. kendi kendine, hüzünle, sessizlikle, saklanarak, görülmek istenmeyerek ağlamaktır. kendine ağlamaktır. sevdiklerine, kaçırdıklarına, gelmeyenlere.
ihanettir. kendine, kendi değerlerine, inançlarına, doğrularına ve sevdiklerine.
küçük menfaatler için dağları yele vermektir.
kirlenmektir. kirletmektir. beyaz sayfayı karalamaktır. saflığı hınzırlaştırmaktır.
övünmedir. onda teselliler ve hafif bir sürur bulmadır.
dostlar edinmektir. onları sevmek, onlara değer vermek, onları için yorulmak, onlarla zaman öldürmek ve sonra onlardan ayrılmaktır.
farklılıklar görmektir. başka ülkeler, halklar, milletler, insanlar, yaşantılar, yanlışlar ve doğrular müşahade etmektir
dünyalar kadar sevgiyi, cihan kadar sevgiyi, olabilecek kadar sevgiyi, bir yüreğin taşıyabileceği kadar sevgiyi, annelerin sevgisini, kendiliğinden bulanmaz sevgiyi görmektir.
hayal kırıklıklarıdır. beklenmeyen ellerden yenilen darbelerdir.
yalnızlıktır. kalabalıkta yalnızlık.
düşünmektir. tefekkürdür. güçsüz bir ikazcıya sahip olmaktır. kudretsiz bir sese malik olmaktır.
isyan edememektir. sele kapılmaktır. zehrle şerbeti aynı anda içmektir.
fırtınalardan kaçmaktır.
damlaya razı olmaktır.
içinde bir şeyleri sürekli öldürmektir.
hayır diyememektir. kapatabileceğimiz kapılardan hücumlar yemektir.
hülyalardan kılıçlarla yaralanmaktır.
idealler edinmektir. onlarla korkuları yenmektir. zorlukları göğüslemek. ağalanacak yerde gülmektir. idaellerce yutulmaktır. heder olmaktır. istikbal için anı kurban etmektir. en tatlı olandan geçmektir. korkunçluğa gülerek gitmektir.
deryaların almadıklarını içte taşımaktır. kulakları sağır edecekleri sükuta büründürmektir.
gizlemektir. gizlenmektir. tevil etmektir. güçlü görünmeye çalışmaktır.
ibadettir. umutla, aşkla, zoraki, gereklilik icabı, öylesine, alışkanlıkla ibadettir.
okumaktır. yanlızlıktan kurtulmak, öğrenmek, yazabilmek, okuyor gözükmek, güçlenmek için okumaktır.
hasılı; yaşamak güzel bir yalan ve çetin bir imtihandır.

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.

busy
Son Güncelleme ( Monday, 05 May 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >