Tüm Edebiyat Arşivimiz
Yazılar
Ölmeyi öğrendiğinde yaşamayı da öğrenmişsin demektir! | Ölmeyi öğrendiğinde yaşamayı da öğrenmişsin demektir! |
|
|
|
| Yazar yönetici | |
| Sunday, 07 October 2007 | |
|
Bir dönem dünyayı sallamış bir efsane grup!.. Bu haber 215 defa okundu. Mori Schwartz, hayat dolu bir üniversite profesörü... 1994'te vücudunda bir gariplik hissetmiş. 60'lık vücudu artık dans derslerini kaldıramayacak kadar bitkinleşmiş. Doktora gittiğinde yakında öleceği haberini almış: Hastalık Mori'yi tekerlekli sandalyeye bağlamış. Dersleri bırakmış, evdeki bakıcının kollarında bebekliğe yeniden dönmüş: Kucaklanıp kaldırılır, başkası tarafından yıkanır, poposu pudralanır olmuş. Düşünmüş o zaman: "Kendimi bırakıp yok olmayı mı bekleyeyim, yoksa kalan zamanımı en iyi şekilde değerlendireyim mi?" Sonunda ölümünden utanmamaya ve yaşamla ölüm arasındaki son köprünün bütün ayrıntılarını anlatmaya karar vermiş. Hayattaki son dersi, "kendi ölümü" olacakmış. Önce sevdiklerini toplayıp, onlara bir "canlı cenaze töreni" düzenlemiş. Bizim ancak ölenlerin ardından yaptığımız sevgi konuşmalarını hayattayken dinleme ve gönlünce cevap verme şansını yaratmış. ABC televizyonunun ünlü haber sunucusu Ted Koppel'ın programına konuk olunca üne kavuşmuş. Dünyanın dört bir yanından mektup yazan, röportaja gelen insanlar ona "son yolculuk"u sormaya başlamışlar. Mori'nin bu sorulara verdiği yanıtlar Türkçede de yayımlandı. "Herkes öleceğini bilir, ama kimse buna inanmak istemez. Oysa öleceğimize inansak, bazı şeyleri farklı yapardık. İnsan ölmeyi öğrenince yaşamayı da öğrenmiş oluyor. Budistlerin yaptığını yap ve her sabah omuzundaki küçük kuşa sor: '- O gün, bugün mü? Hazır mıyım? Olmak istediğim insan mıyım? Kariyer, iyi maaş, araba ve ev taksitleri... hayattan istediğim şey bu mu?'" "Şuraya uzanmış yavaş yavaş ölürken rahatlıkla söyleyebilirim ki, istediğin kadar güce ya da paraya sahip ol, yaşamı satın alamazsın" diyor Mori... "- Son bir 24 saatin olsa ne yapmak isterdin?" sorusuna ise herkesi şaşırtacak kadar sade bir cevap veriyor: "- Sabah kalkar, jimnastiğimi yapar, ardından çörek ve çayla kahvaltı eder, yüzmeye giderdim. Sonra arkadaşlarımı evde güzel bir öğle yemeğine davet eder, onlara ne kadar değer verdiğimi anlatırdım. Ardından ağaçlıklı bir bahçede yürüyüp renkleri, kuşları seyreder, doğayı içime çekerdim. Akşam sevdiklerimle bir restorana gidip yemek yer ve en güzel kızlarla tükeninceye dek dans ederdim. Ardından eve gelir mükemmel bir uyku çekerdim". Sizin bunları yapacak vaktiniz var. Bütün yapmanız gereken arada bir omuzunuza bir bakış atıp sormak: "Bugün mü küçük kuş, bugün mü?.." Yorumlar (2)
![]() ...
Yazan selcan, October 28, 2007
Yazıyı okuduğum da ne desem ki dedim çok etkileyici düşündürücü peki harekete geçmek için bi uyarımı almalıyız.ÖLÜM bize her zaman çok yakın ama hiç kondurmayız kendimize hep hayatı erteliyoruz şunu yapıyım bunu alıyım derken bide bakmışız bitmiş gönlümüzce yaşamayı bile beceremiyoruz.
... Yazan alibaba42, October 10, 2007
Ölüm bir yok oluş değil sonsuzluğun başlangıcıdır. Birkaç günlük bir seyahata çıkarken sanki aylarca sürecekmiş gibi hazırlık yaparız ama bizi ebediyetin menziline ulaştıracak son ve sonsuzluk yolculuğuna hazırlanmak aklımıza gelmez nedense.
Rabbim bizleri hesaba ve ebedi mutluluğa hazır olanlardan eylesin Amin.. Yorum Yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.
|
|
| Son Güncelleme ( Wednesday, 31 October 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|