Akıl ve Kalp İzdivacı

Yazdır
PDF

Bu yazı 805.  defa sizin tarafınızdan okunuyor.

Kalbiyle de düşünebilen insanlara öylesine ihtiyaç var ki. Ve kalbiyle de düşünebilen insanlar henüz öylesine az ki. Bunu öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Niçin mi?
Sürekli kafasıyla düşünen insan bir tren gibi gider... Ne raydan geçmeye çalışan bir kaplumbağa umurundadır, ne de (eğer açık ise) camlarından içeri dolan çiçek kokuları...
Komutlarını bilgisayardan alıyormuşcasına dümdüz düşünür. Halbuki hiçbir çiçek gönyeye gelmez, hiçbir bulut cetvele yaslanmaz. Hiçbir insan duyguları dümdüz değildir.
Gözyaşının kontrol edilebildiği musluklar yok!.. Gülüşmeler de radyo dalgaları gibi ayarlanamıyor.
Duygu varsa insanlarda;
SADECE KAFALAR DÜŞÜNMEYE YETMİYOR. Ve Sadece Kafasıyla Düşünen İnsanlar Benim Coşkularımı Anlayamıyor !..
Anlatabiliyor muyum?
Bülbüllere kafes yapıyor aklıyla düşünenler...Onların ihtiyacı için suluk koyuyor kafese, suluğa su koyuyor...
Yemlik koyuyor, yem koyuyor. Temiz de tutuyor kafesleri aklıyla düşünenler,
Ama bülbüllerin neden ötmediğine aklı ermiyor aklıyla düşünenlerin. Sadece aklıyla, düşünenlerin.
İnsanlar elbette kalbiyle de düşünebilmeyi öğrenecek günün birinde. Bunu hepimiz göreceğiz üstelik, Öğrenir ve Öğretirsek...
Çelikten örülmüş yapıların duvarlarında neden yok kuş sarayları?..
Neden leylek yavruları fabrika bacalarındaki duvarlarda büyümez?..
Akıl nasıl izah eder bir çocuğun masumca gülüşünü?
Kalbiyle de düşünebilen insanlara elbette ihtiyaç var. Hem de hiçbir dönemde olmadığı kadar...
Gelişenler; gelişme yollarını düşünen insanlar, güleryüzlü duyguların medeni bir toplumu çağırdığını bilen insanlar.
Tebessümler çalıyor kalplerin kapılarını, tebessümler açtırıyor pencereleri...
Hangi gülüşü hangi kantar tartabilmiş? Hangi hüznü hangi cetvel ölçebilmiş?..
Kalbiyle de düşünemeyenler nasıl anne olur?
Kalbiyle de düşünemeyenler nasıl öğretmen olur?
Kalbiyle de düşünemeyenler kalbi de olduğunun farkında olanların kalbine nasıl girebilir?
İki robot hiçbir zaman el ele tutuşup yürüyemeyecek. Hiçbir robot hiçbir zaman sırtına vurulduğunda güç alabileceğinin farkında olamayacak. Bir robot için başka bir robot hiç ama hiçbir zaman ağlamayacak!.. Yerdeki arkadaşlarının başında duran robotlardan biri; Kısa devre yapmış haydi gidelim derken, başka bir şey yapmak aklına bile gelmeyecek.
Hiçbir çiçek gönyeye gelmez demiştik, hiçbir bulut cetvele yaslanmaz. Hangi gülüşü hangi kantar tartabilmiş? Hangi hüznü hangi cetvel ölçebilmiş?
Çünkü duygu medeniyettir. Çünkü hiçbir duygunun ölçülemeyeceğini yalnız medeni duygulara sahip olanlar anlar.
Söylemek istediğim; insanları aklı olanlar ve kalbi olanlar diye ikiye ayırmak değil. Söylemek istediğim; duygularından başka ses dinleme! demek de değil.
Söylemek istediğim şu ki;
Kalbinin de olduğunu fark et!..
Çünkü kalbinin de olduğunu fark ettiğinde, karşındaki herkesin kalbi de olduğunu fark ediyorsun ve üstelik onlara kalpleri de olduğunu fark ettiriyorsun.
Derinliğin farkında mısın?
Sadece kafasıyla düşünen insanlar ürkütür beni! Tedirgin olurum onların yanında, iletişimde kopukluk hissederim. Özlemem bu beraberliğin tekrarını. Ve gerekmedikçe bir arada olmam onlarla, tıpkı onların da benimle birlikte olmak istemediği gibi...
Ama kalpten kalbe kucaklaşmanın yaşandığı ortamlar, herkes için caziptir değil mi?
Kalbiyle de düşünebilen kişilere öylesine ihtiyaç var ki. Ve bu yazıyı anlayabilen kişilere...
Bu yazıyı anlayabilen kişiler, kendi yarınlarına ve yarınlara tohum atabilecek kişiler.
İnanıyorum ki insanlar kalpleriyle de düşünebilmeyi öğrenecek günün birinde.
Bunu hepimiz göreceğiz üstelik;
ÖĞRENİR VE ÖĞRETİRSEK...
SEVGİLERİMLE...
Alıntı

Yorumlar (0)

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük
security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız

busy