Bu yazı 2115. defa sizin tarafınızdan okunuyor.
28 Kasım 2010
Ayrıl ! Ne varsa geçmişin tuzaklarına dair,
Ayrıl ! Ne varsa geleceğin kaygı ve kuruntularına dair,
Ayrıl ! Kaprislerinden, komplekslerinden, kötü alışkanıkların bağımlılıklarından...
Ayrıl ! Seni dibe çeken hatıralarından, melankolik hallerinden.
Ayrıl ! Ruhuna, kalbine, zarar veren yüzleri dost, özleri düşman yüzlü insanlardan,
Ayrıl ! Hayvani hazların boyundurağından,
Ayrıl ! Tembelliğin, ataletin, gayretsizliğin yosma kollarından...
Ayrıl ! Başında saatlerini tükettiğin teknoloji maymunundan,
Ayrıl ! Yastığından, yorganından, mideni hayvan mezarlığı yapmaktan, bataklığından, kuytundan ayrıl...
Ayrıl ! Hoyratlığın kollarından, bozuk müziğin ritim manyağı tınılarından, endüstri haline gelen kimi sporların zombi çığlıklarından ayrıl,
Görüntülerden Geç ! Manaya Kanat Aç. Kabuklarla Oyalanmayı Bırak, Özün Lezzetine Kaç !
Ey ayrılık kasırgası ! Senin önünde bir saman çöpüyüm.
Nereye savrulacağımı nereden bileyim?
Sana sözünü geçiren Sahibini bilmeliyim,
Şimdi,
Nereye atarsan at, Nereye götürürsen götür,
Orayı yurt edineceğim ...


