Evet dostlarım. Hepinizi bunu yapmaya davet ediyorum.
Bu yazı 150. defa sizin tarafınızdan okunuyor.
30 Aralık 2011
Taşı ayıklanması güç bir yığın pirinç olan ve adına “hayat” dediğimiz şu çok bilinmeyenli denklemi birlikte yaşadığımız, birlikte paylaştığımız dünyalı dostlarım. Merhaba.
Bir yıl daha bitti. Acısıyla tatlısıyla geçti ömrümüzden.
Tarihin sayfalarına, tozlanmak üzere bir yaşanmışlıklar yumağı daha ekliyoruz.
Şimdi zaman, geçmiş yılı düşünme, analiz etme ve ders çıkarma zamanıdır kanımca.
Ve bu analizle kendimizi kontrolden geçirip, yaşamlarımız için yeni sentezler oluşturabilme zamanıdır.
Hep düşmüşümdür. Yaza - kışa girmeden arabasını A’dan Z’ye bakımdan geçiren insan, aynı şeyi kendisi için niçin yapmaz?
Niçin kısa bir süre için de olsa, ışıkları ve gereksiz gürültüleri söndürüp, televizyonu ve bilgisayarı kapatıp, hayatı açmaz?
Arabasına milyonlar harcayarak bunu yapan akıl sahipleri, tamamen bedava olan bu mühim faaliyeti niçin eyleme dökmez?
Bunu anlamak mümkün değil ama ben sizleri bunu yapmaya davet ediyorum.
Yeni bir yıl başlarken, tabiî ki sevinelim, umutlanalım, güzel karşılayalım ömrümüzün yeni misafirini.
Ama ışıkları söndürüp, sessizliği dinleyip, düşünmeyi ve de analiz-sentez yapmayı ihmal etmeyelim. Elimize kağıdı kalemi alalım ve yazalım.
- Geçen yıl neleri yanlış yaptık? Neleri doğru yaptık?
- Kimleri kırdık, incittik? Kimleri sevindirdik?
- Hangi yüreklere dokunduk? Kimin hayatında ne gibi değişimler yapabildik?
- Yaşadığımız hangi olaydan hangi dersleri çıkardık? Ve bize mesaj verildiğinin ne kadar farkına vardık?
- Hangi çıkmaz sokaklara girdik? Hangi yollardan geçtik?
- Nelere pişman olduk?
- Nelere üzüldük? Nelere sevindik?
- Bize emanet olarak verilmiş, annemize babamıza, varsa eşimize çocuklarımıza nasıl bir yıl yaşattık?
- Onlar ve de hayatımızdaki dostlarımız, akrabalarımız, arkadaşlarımız bizden ne kadar memnundular? Emanete ne kadar sahip çıktık?
- Yaşamımızdaki insanları ne kadar sevdik? En önemlisi de sevdiğimizi ne kadar gösterebildik?
- Şu kısacık hayat tiyatrosundaki rollerimizden hangisini iyi yaptık? Hangisinde eksiğimiz vardı?
- Ve varsa hayatımızdaki yanlışlar eksikler, bunları düzeltmek, tamamlamak için ne yapabiliriz 2012’de?
-1 yıl sonra bugün, nasıl bir insan bulmak istiyoruz karşımızda?
- Peki ya umutlu muyuz 2012’den? Yoksa burç yorumlarına mı bırakıyoruz umudumuzu veya umutsuzluğumuzu?
Evet dostlarım. Hepinizi bunu yapmaya davet ediyorum.
Yaşam denilen bu dikenli yolda, yara-bere içinde yürürken, ne yaptığımızın, nasıl yaşadığımızın farkında olalım, geçmişimizi güvenle teslim edelim tarihin kollarına. Ama onun bize öğrettiklerine de kayıtsız kalmayalım... istiyorum.
Ve hepinizi seviyorum.
Mutlu yıllar…
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 151


